Büyükelçi Mustafa Sarnıç'ın Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü vesilesiyle yaptığı konuşma

Mustafa Sarnıç 18.03.2014
Kıymetli mesai arkadaşlarım,

Sevgili Filistinli kardeşlerim,

Bugün Çanakkale Zaferi’nin 99. Yıldönümünü ve Şehitler Günü’nü anmak amacıyla toplanmış bulunuyoruz. Kudüs gibi insanlık tarihinin şekillendiği bu kutsal topraklarda anma töreni düzenlemek hiç şüphesiz bizim için ayrı bir anlam ve önem taşımaktadır.

Biraz önce, 1. Dünya Savaşı sırasında vatan bildikleri bu topraklarda yaşamlarını yitirmiş şehitlerimizin aziz ruhları önünde saygıyla eğildik. 20. Yüzyılın başlarında Balkan Savaşları ile başlayan, 1. Dünya Savaşı’nda çeşitli cephelerde devam eden, ama en önemlisi Çanakkale’de destanlaşan ve son olarak Kurtuluş Savaşı ile sona eren varoluş mücadelemiz sırasında şehitlerimizin sergilediği olağanüstü fedakarlık insanlık tarihindeki şanlı yerini almıştır. Dünyanın çeşitli bölgelerinde bulunan şehitliklerimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin ne kadar sağlam temeller üzerinde kurulu olduğunun en açık göstergesini teşkil etmektedirler.

Sevgili arkadaşlar, geçtiğimiz yıl bugünlerde görev yaptığım ata toprağı Moğolistan’da bir şehitliğimiz yoktu. Ancak, Ulanbator’daki Avustralya Büyükelçiliğinin öncülüğünde düzenlenen ve benim de davetli olduğum Anzak Günü etkinliği çerçevesinde yaptığım konuşmada, Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Çanakkale’de hayatını kaybeden Anzak askerlerini içtenlikle sahiplenmesini, O’nun sözleriyle anlatmamın Avustralyalı ve Yeni Zelandalı dostlarımız üzerinde nasıl derin bir etki bıraktığını bizzat gözlemledim. Moğolistan’dan önce görev yaptığım Makedonya, Kosova ve Batı Trakya’da soydaş ve akraba topluluk mensuplarından da atalarının Çanakkale’de sergiledikleri üstün mücadeleyi anlatan anıları dinlemek benim için büyük bir gurur kaynağı olmuştu. Bu cümleden olmak üzere kendisi aslen bir Arnavut olan Mehmet Akif Ersoy’un Çanakkale şiiri bile aslında tek başına tüm insanlığa bir haykırıştır. Bu haykırışta insanlık onuru ve erdemi gizlidir.

Geçtiğimiz hafta da Turkelem’e yaptığım ziyaret sırasında Turkalem Valisi, oradaki üniversitenin Rektörü ile birlikte bizleri yine 1. Dünya Savaşı sırasında şehit düşmüş yedi askerimiz için yapılmış anıta götürdü. Burada Filistinli kardeşlerimizin şehitlerimize olan hürmetini görmek beni gerçekten son derece duygulandırdı. Sadece bu anıt bile Türkiye ile Filistin arasındaki bağların neden bu kadar sağlam ve köklü olduğunu anlatmaya yeter.

Kıymetli kardeşlerim,

Sözlerime bu duygu ve düşünceler içerisinde son verirken, tüm dünyada barışın, huzurun ve halklar arasında kardeşlik ilişkilerinin tesisi için Kore’de, Kıbrıs’ta şehit düşen; vatanı korumak uğruna hayatlarını feda etmekten kaçınmayan; yurt dışında da terör eylemlerinin kurbanı olan şehitlerimizi minnetle, rahmetle anıyoruz. Tüm şehitlerimizin ruhları şad olsun.

Hüsnü Gürcan Türkoğlu Consul General