Turkish Consulate General in Jerusalem

Speeches

T.C. Kudüs Başkonsolosu, Büyükelçi Şakir Özkan Torunlar'ın Türkiye ve KKTC Üniversiteleri Mezunu Filistinlilerle Buluşma Etkinliğinde Yaptığı Konuşma, Başkonsolosluk Kültür Bölümü, Husseini House, Kudüs, 27 Eylül 2013, 27.09.2013

Sayın Misafirler,
Sevgili Dostlar,

Bugün Türk-Filistin ilişkileri bakımından tarihi bir gün. Bugün ilk kez, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti üniversitelerinden mezun olmuş Filistinli kardeşlerimizle hem Kudüs’te biraraya geliyoruz, hem de belki bir kısmı birbirini tanımayan bu dostlarımızın tanışmalarına böylece vesile oluyoruz. Ben, böyle bir günde evinden, işinden vakit ayırıp gelen sizlere teşekkür ediyorum.

Bugünkü buluşmamıza gelenlerden, gelebilenlerden daha fazla sayıda gelemeyen kardeşlerimiz, dostlarımız olduğunu da biliyoruz. Gelmeyi çok istemelerine rağmen, neden gelemediklerini de çok iyi biliyoruz. Temenni ederiz ki, ilk fırsatta, meşhur “önümüzdeki sene Kudüs’te” sözünün hakkını verircesine, en geç seneye benzer bir buluşmada onları da aramızda görebiliriz.

Muhterem Dostlar,

Türkiye Cumhuriyeti’nin Kudüs Başkonsolosu ve Filistin Devleti nezdindeki Büyükelçisi olarak, sizlerle birkaç hususu bu vesileyle paylaşmak istiyorum.

Bildiğiniz üzere Kudüs’te uzun yıllardır Başkonsolosluğumuzun bir Kültür Bölümü vardı. Bu birim, kimi zaman Shuafat’ta, kimi zaman Sheikh Jarrah’da ayrı binalarda, yakın zamana kadar da Başkonsolosluk binasının içinde iki odada faaliyet göstermekteydi.

Dünyanın 16. Büyük ekonomisine sahip, Cumhuriyet’in 100. Yıldönümü olan 2023’te, yani 10 yıl sonra, en büyük 10 ekonomi arasına girmeyi hedeflemiş Türkiye’ye, Türk milletine, 1517’den beri kader birliği ettiği, aynı kültürü, tarihi ve dini paylaştığı Filistinli kardeşleriyle Kudüs’te iki oda içine sıkışmış halde buluşması yakışmamaktaydı.
İşte bu nedenledir ki, Kudüs’ün kalbinde, Orient House’un bitişiğinde, bundan 111 yıl önce bir Türk tarafından, Mimar Kemalettin tarafından yapılmış bu binayı sahiplerinden kiralayarak Başkonsolosluk Kültür Bölümü haline getirdik ve hizmete soktuk.

Birkaç ay önce, sessizce kendimizi de denemek için başlattığımız modern Türkçe dil kurslarına, bu ay Osmanlıca dil kurslarını da ekleyerek faaliyete geçtik. Çünkü biliyoruz ki, Filistin’de herkesin evinde en az bir, belki de 5-10 tane Osmanlıca belge bulunmaktadır. Kendi ailesinin, halkının, milletinin tarihini bilmeyenler, başkalarının yazdığı kitaplardan öğrenenlerin fazla geleceği yoktur. Bu düşünceden hareketle, Filistinli kardeşlerimize ücretsiz Osmanlıca kurslarını vermeye devam edeceğiz. Günümüz Türkçesi dil kursları programının tamamını bitirip yapılacak sınav sonunda başarılı olanların ise, ileride Türkiye’de üniversite okumaları halinde bir yıllık Türkçe öğrenme hazırlık sınıfından muaf tutulacaklarını ve doğrudan kaydoldukları üniversitelere buranın vereceği sertifikalarla başlayacaklarını belirtmek isterim.

Bildiğiniz üzere Türkiye Cumhuriyeti son yıllarda Filistinli öğrencilere verdiği hükümet burslarının sayısı giderek artırmış ve bu yıl 140 burs vermiştir. Türkiye’de Tıp Fakültesi kazanan ve bu okulu altı yılda başarıyla, sene kaybetmeyen bir Filistinli öğrenci için sağlanan tam bursun karşılığının yaklaşık 90,000 ABD Doları olduğunu da bu vesileyle sizlerle paylaşmak isterim.

Sevgili Dostlar,

Bu mekanda sadece dil kursları verilmeyecektir. Yakında, Türk sineması, edebiyatı, müziği ve mutfağı da bu merkezde ilgilenen herkesle paylaşılacaktır. Gördüğünüz gibi kapımız da herkese açıktır. Sizlerden sadece manevi desteğinizi, olabilecek öneri ve katkılarınızı bekliyoruz. Burayı sizler yaşatacaksınız.

Sayın Konuklar,

Aslında sizleri konuk değil, ev sahibi olarak görüyoruz. Zira, ister Türkiye veya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin burslarıyla, ister kendi maddi imkanlarıyla üniversite okumuş, diplomasını almış ve Filistin’e dönmüş sizler, aynen benim gibi Türkiye’nin birer büyükelçilerisiniz. Sizin yaşadığınız her yerde, her şehirde, gittiğiniz her noktada, biliyoruz ki Türkiye vardır. Türkiye’nin eli sizlerle oraya, Filistin halkının eli de sizlerle Türkiye’ye uzanmaktadır. Türk ve Filistin halklarını birlikte daha güçlü yapan sizlersiniz. İyi ki varsınız. Sağolun.

Ben sözü fazla uzatmadan, tekrar hepinize hoş geldiniz diyorum. Sizden ricam, burayı ve faaliyetlerini çevrenize ve dostlarınıza duyurmanızdır. Sizler de, onlar da boş vakitlerinde buraya sıkça uğrasınlar. Fikir ve önerilerini söylesinler. İsteklerini belirtsinler. Hiçbir şey yapmasalar bile, sadece bir kahve içip dinlensinler, sonra yollarına devam etsinler. Burası hepimizindir.

Hepinize tekrar çok teşekkür eder, içten saygılarımı sunarım.